Bir Güvercin Hastalığı Hikayesi


Bir Güvercin Hastalığı Hikayesi

Güvercinler, iki kanat bir kuyruk uğruna dünyanın her yerinde milyonların peşinden koştuğu büyük bir sevda.  Çok sevdiğimiz güvercinler her canlı gibi hastalanan, doğru teşhis edildiğinde hızlıca iyileşebilen bunun birlikte yanlış teşhis ve yanlış ürün kullanımda tedaviye cevap vermeyen ve hızlıca kötüye giderek ölen canlılardır.

Bu bir hastalık ve hastalıktan kurtuluşun hikâyesidir.  Ben Mehmet Hoca 25 yıldan fazla bir süredir kuş besleyen bunun son 10 yılında güvercin ve tavuk hastalıkları üzerine sürekli araştırmalar yapan sürekli makaleler okuyan ve sırf meraktan farklı farklı firmalara ait ürünleri alarak denemeler yapan ve hatta bu sevda için yeniden üniversite okuyan birisiyim (Celal Bayar Üniversitesi  Endüstriyel Tavukçuluk Bölümü)

1 yıldan bu yana yalıtılmış bir alanda çok az sayıda güvercin beslemekteyim. Kesinlikle farklı bir kanatlının ya da fare vs. gibi kemirgenlerin olmadığı bir alanda kuşlarımın sağlığını korumak için elimden gelen her türlü biyogüvenlik önlemi almaktayım bu önlemleri şöyle sıralayabilirim.

  • Üst seviyede kaliteli yem kullanımı
  • Düzenli aşılama
  • Dışardan kuş girişinde minimum 3 hafta karantina uygulaması
  • Kuşların yanına sürekli aynı kıyafet ile giriş çıkış yapma ve o kıyafetleri başka bir alanda kullanmama.
  • Kanatlı ile ilgilenen çok az sayıda misafir kabul etme ve gelen kişilere terlik ile kuşların yanına alma
  • Az sayıda da olsa gelen kişilerin kuşlara temas etmemesini sağlama
  • Düzenli kümes temizliği ve dezenfekte uygulaması (çamaşır suyu ile değil kümes dezenfekteni ile)
  • Kasa ve gerekli alanların pürmüz alevi ile yakma
  • Düzenli probiyotik kullanımı
  • Düzenli vitamin kullanımı
  • Düzenli iç ve dış parazit tedavisi

Tüm bu biyogüvenlik tedbirlerini eksiksiz olarak uygulayarak bir yıl içerisinde kuşlarımda hiçbir şekilde Antibiyotik kullanmadım ve bu süreç içerisinde 4 takım damızlık  3 takımda bakıcı kuş kullanarak 50 nin üzerinde yavru üretimi gerçekleştirdim. Ürettiğim bu yavrulardan da sadece 2 tane kayıp verdim.

Burası hastalık hikayesinin başladığı nokta.

Klasik hünkari yetiştiricilerin her yıl dört gözle beklediği Salihli’de gerçekleşen Manisa Azmanı ve Klasik Hünkari yarışmasına her yıl olduğu gibi bu yılda katılım sağladık.

Yarışmaya toplam 6 tane kuş götürdüm bu kuşlardan;

  • 1 tanesi 2 yaşında bir erkek
  • 1 tanesi 14 aylık bir erkek
  • 2 tanesi 1 er yaşında dişi
  • 1 tanesi 10 aylık bir dişi
  • 1 tanesi de 8 aylık bir dişi

Yarışma 09.02.2020 tarihinde yapıldı. Yarışmadan geldikten sonra 4 gün sonra 13.02.2020 tarihinde 8 aylık dişide kusma, kabarma, yemden kısmen uzak durma gibi davranışlar gözlemledim. Bununla birlikte aşağıdaki dışkı örneklerini aldım.

 

 

Hemen aynı günün akşamına yine 10 aylık diğer dişide de benzer belirtiler almakla birlikte ilk hastalan dişiye göre daha iyi durumda idi. Diğer kuşlarda bir sıkıntı yoktu. Ben gözlemlerime ve dışkı durumlarına göre adeno virüs teşhisi koydum ve kara kara düşünmeye başladım ki daha önceki yıllarda defalarca tecrübe ettiğim bir hastalıktı. Bir kümese geldiğinde 1 yaş altındaki kuşlar tehlikeye girer ve müdahale edilmez ise ciddi kayıp verdirirdi. Diğer zamanlardaki tecrübelerimden farklı olarak kuşlar aşırı su içme ve denge kaybı gibi durumlar sergilemiyordu.

Arkadaşım değerli güvercin yetiştirici ve kanatlı sağlık danışmanı Muzaffer İZOL beyi aradım kendisi benden farklı bir görüş bildirerek chlamydia teşhisi koydu ve tedaviye başladık. Tedavi şeklini ve yolunu aşağıda adım adım anlattım.

İlk 5 Gün

Sularına aşağıdaki iki ürünü her gün taze olmak şartı ile 2 litre suya her birinden  2/3 ölçek olacak şekilde hazırladım.

Bu süreçte küçük taneli yemler kullandım. Akşam öğünlerinde yemlerine vitamin uygulaması yaptım.  4 günden itibaren daha az hasta olan 10 aylık dişi tamamen düzelmişti ve altındaki yavruya bakmaya başladı. Daha fazla hasta olan dişinin durumu %60-70 civarında topladı ama net bir iyileşme olamamıştı. 5. Gün öğleden sonra sularına yaklaşık 6 saatlik bir vitamin uygulaması yaptık.

6-12 Gün

Antibiyotik tedavisinin 4. Ve 5. Günlerinde aşağıdaki dışkıları almaya başladık.

 

Bu süreçte kuşlarda aşırı derecede mineral taş yeme isteği vardı. Muzaffer bey ile yaptığımız istişareler sonucunda cocidiosis ve mantar belirtileri olduğuna karar verdik ve Tricox isimli ürünü kullanmaya başladık. Bu ürünü de toplam 6 gün boyunca aralıksız kullandık.

 

Tricox isimli ürün ile birlikte dışkıların düzelmesinde rol alan en büyük toparlayıcı güç ise günde iki kere yemleme ve her öğünde yiyebilecekleri kadar yeme probiacti- bird isimli ürünü uygulamamızdır.

Ayrıca hastalık kümese geldikten 3 gün sonra durumu kötüleşen bir yavru vardı bu yavruda şiddetli e-coli belirtileri vardı ve aşağıdaki dışkıları alıyorduk.

Yeme içmede sorunu olmayan kısmen sindirimde sorun yaşayan bu yavruya ek olarak 5 gün boyunca ağızdan pirinç tanesi kadar aşağıdaki coli-guard isimli ürünü kullandık.O yavruda süreç içerisinde toparladı.

Bu gün tedavinin son günü idi aldığımız dışkı örnekleri aşağıda.

Bu günden itibaren başlamak üzere sularına 3 gün sürecek multivitamin uygulamasına başladık.

Bu hastalık kümese gelmeden önce ebeveynleri tarafından yeteri kadar mayalanmayan ve dolayısı ile gelişim geriliği içinde olan ve bağışıklığı çok düşün olan 1 yavruyu daha tedavinin başlarında kaybettik.

Unutmayın ki güvercinlerin en iyi doktoru onların sahipleridir. Kümeslerinizde bir hastalık sezinlediğinizde;

  1. Hastalık sezinlediğinizde ilk hangi kuşta gördünüz.
  2. Hastalık kümesinize gelmeden 1 hafta içerisinde rutin durum dışında ne gibi değişiklikler oldu?
    1. Yeni bir kuş mu geldi ?
    2. Siz bir başka kümese ziyarete mi gittiniz?
    3. Başka bir kuşçu sizin kümeslerinizi ziyarete mi geldi?
    4. Siz ya da kuşlarınız fuar mezat vs gibi toplu kanatlının bulunduğu bir ortama mı girdiniz?
    5. Yemde bir değişiklik yaptınız mı
    6. Aşı mı yaptınız
    7. Kuşlarda vitamin vs bir şey mi kullandınız.
  3. Kuşlarınızın dışkı durumları nedir?
  4. Kusan kuş gördünüz mü?
  5. Çok su içen kuşlar var mı ?
  6. Denge kaybı yaşayan kuş var mı ?
  7. Kuşlar çok fazla taş, toprak, mineral taşı yeme isteği içerisinde mi?
  8. Dışkılarda sindirilmemiş yem parçaları var mı?
  9. Kuşlarınızın yıllık PMV1 aşılarını yaptınız mı?

Gibi soruların cevaplarını vermelisiniz. Eğer bu soruların cevaplarını verebiliyor iseniz hastalığın doğru teşhisi kolaylaşacaktır.

Sonuç olarak bu denli sıkıntılı bir hastalığı hemen hemen kayıpsız olarak atlatmak beni çok mutlu etti.  Umarım bir kez daha bu tarz bir hastalık kümeslerimize gelmez. Bu süreçte hemen hemen her gün arayıp ya da whatsaptan yazarak süreci büyük bir ciddiyetle takip eden Muzaffer İZOL beye de çok teşekkür eder başarılar dilerim.

Sağlıklı kümesler ve sağlıklı kuşlar dileği ile…..

Mehmet Hoca

24.02.2020


Bir Yorum

  1. Slm hocam ben kuslarimin hastalanmamsini istiyorum hastaligi nasil onliyebiliriz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir