Ağu 19

PROFESYONEL ELLE BESLEME MAMASI

elle besleme

PROFESYONEL ELLE BESLEME MAMASI

Haink’s Tüm bebek güvercinlerin beslenmesinde kullanılabilen, maksimum fayda sağlayan, bilimsel verilere göre hazırlanmış özel içerikli elle besleme mamasıdır.

elle kus1

Soldaki yavru takviye edilmemiş olan sağdaki yavru Haink’s Bio Boost Güvercin Elle Besleme Maması ile takviye edilmiş yavru.

ÜRÜN AÇIKLAMASI

Haink’s Bio Boost Güvercin Elle Besleme Maması, güvercin yavrularını beslemek için başlangıç yemi olarak kullanılır. Tüm güvercin bebek kuşların beslenmesinde kullanılabilen bilimsel verilere göre hazırlanmış, özel içerikli elle besleme mamasıdır.
HAİNK’S BİO BOOST GÜVERCİN ELLE BESLEME MAMASI İÇERİĞİ
– İçerik (Analitik Değerler):
– Ham Protein: ( % ) : 16.90
– Karbonhidrat: ( % ) : 43.60
– Ham Selülöz: ( % ) : 3.40
– Ham Kül: ( % ) : 3.10
– Nem: ( % ) : 11.30
– Yağı: ( % ) : 8.60
– İçerik Bileşimi: Çeşitli tahıl ve tohumlar, Kuş Pastası, Faydalı bitkiler, Esansiyel Yağlar, Bitkisel ve Hayvansal Protein, Meyveler ve Sebzeler, Vitaminler, Maya, Mineraller, FOS ve MOS (fruktooligosakkarit ve mannanoligosakkarit).
– Ambalaj: Yüksek yoğunluklu polietilen kutu içerisinde, 550 gr elle besleme maması işik, hava ve nem almayacak şekilde paketlenmiştir.
– Boyut: Kutu ölçüleri – Yükseklik 13 cm, Genişlik 9.5 cm

ellekus2Sağdaki yavru takviye edilmemiş olan soldaki yavru Haink’s Bio Boost Güvercin Elle Besleme Maması ile takviye edilmiş yavru.
KULLANMA TALİMATI
Güvercin elle besleme maması ılık su ilave edilerek hazırlanır. Mama ve Su oranı yavruların kaç günlük olduklarına bağlı olarak değişebilir.. Karışım her kullanımdan önce taze olarak hazırlanmalıdır.
SAKLAMA KOŞULLARI VE UYARILAR
– İlaç Değildir, Tedavi amacı ile Kullanılmaz!
– Kullandırktan sonra ürün kapağını kapatınız!
– Serin ve Kuru Ortamda Muhafaza Ediniz!
– Üretim ve Son Kullanma Tarihi Etiket Üzerindedir!
– Ürün Parti Numarası Üretim Tarihidir!

SİPARİŞ VE DANIŞMA HATTI

SERKAN KORCA
Tel:0542.228.6032

Fiyat:37.50 TL

Ağu 09

2016 Çorlu Evcil Kanatlı Hayvanlar Fuarı Video Çekimleri

FB_IMG_1469649005329

Çorlu Evcil Kanatlı Hayvanlar Fuarı

31.07.2016 tarihinde gerçekleşen Çorlu Evcil Kanatlı Hayvanlar Fuarında sizler için çektiğim videoları tek bir başlık altında toplayarak yayınlıyorum.

Tavuk Irkları

Ön Tepe Mardinler

Nürnberg Postalar

Mısıriler

Macar Güvercinleri

Lahore Güvercinleri

Danimark Pigeons

Cin Peri Güvercinleri

Kafes Kuşları

Çin Kumrusu

Süs Kuşları

Beyaz Süs Kuşları

Evcil Kumrular

Tem 16

GÜVERCİN YETİŞTİRİCİĞİNDE PROBİYOTİK KULLANIMI

probiotics

GÜVERCİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE PROBİYOTİK KULLANIMI

Kanatlılarda ve diğer bir çok canlıda tüketilen besinlerin emilimi büyük bir oranla bağırsaklarda gerçekleşir. Bağırsaklardaki emilimi artırmak bağırsak florasını düzenlemek amaçlı olarak kanatlılarda probiyotik kullanımı giderek artmaktadır.

Probiyotik, bağırsakların mikrobiyel dengesini geliştirerek yararlı etkiler
oluşturan ve böylece canlının yemden faydalanmasını artıran, içme suyu yolu ile  veya
yeme katılarak uygulanabilen canlı yem katkı maddeleridir. Bilindiği üzere özellikle ticareti tavuk üretimi için hazırlanmış palet yemlerde bakanlık tarafından izin verilen bir çok antibiyotik kullanılmaktadır. Burada bu antibiyotiklerin kullanım amacı büyüme hızlandırmak ve olası hastalıklara karşı engel olmaktır. Bundan dolayı antibiyotik içeren palet yemleri güvercinlerimizde kullanmak çok sakıncalıdır ki ayrıca  bu yemlerin içinde tavuklar tarafından sindirebilen fakat güvercinler tarafından sindirilemeyen bir çok katkı maddesi hatta “kan” bile vardır”.

Yemlerde bu antibiyotiklerin kullanımı zararlı bakterilerin yok edilmesine hizmet etmekle birlikte bağırsaklarda var olan ve olması gereken yararlı bakterilerin de ölmesine neden olmaktadır. İşte probiyotikler bu noktada devreye girerek yemden faydalanmayı artırıcı etkisi ve canlıda bağırsak florasını düzenleyici etkisiyle çok önemli bir hale gelmektedir.

Beslediğimiz ve gerçekten çok sevdiğimiz güvercinlerimize düzenli olarak vereceğimiz probiyotikler sayesinde onların yaşam kalitesinin artıracağımız aşikârdır.  Ayrıca probiyotikler bağırsaklarda hastalık yapan bakterilerin çoğalmalarını engellemektedir. Özelliklede Antibiyotik kullanımı sonrasına probiyotiklerin kullanımı çok önemlidir az öncede bahsettiğimiz gibi antibiyotikler zararlı bakterileri yok etmekle birlikte yararlı bakterileri de yok etmektedir.

Yetiştiriciler arasında sürekli olarak bahçeye salınan istediği gibi gezinen güvercinlerin salmada beslenen güvercinlere göre daha sağlıklı olduğu konuşulmaktadır. Bu durumun aslında güvercinin bahçede gezerken istediğini istediği oranda yiyerek vücudun ihtiyacını karşılamasıyla ilgilidir. Salmada beslenen güvercinin böyle bir şansı olmadığı için biz yetiştiricilerin çok sevdiğimiz kuşların bağırsak florasını düzenlemek amacıyla gerçekten bu amaca hizmet edecek kaliteli probiyotikleri kullanmamız gerekmektedir.

 

MEHMET HOCA

16.07.2016

 

Tem 14

KÜMESLERİN KORKULU RÜYASI

salmonella

KÜMESLERİN KORKULU RÜYASI

Salmonella ve dyzanteria tithliss

Evet, arkadaşlar tüm güvercin sevenlerin ve güvercinlerin korkulu rüyası olan bir hastalıktan bahsetmek istedim. Salmonella ve dyzanteria tithliss. Bu iki hastalık aynı anda nüksetmekte ve kümesimizi adeta cehenneme çevirmektedir. Kuşlarımızda akıntı ve halsizlik yapmakta aynı zamanda dışkılarında kıvam bozukluğuyla seyretmektedir. Dışkıda renk değişimiyle devam eden bu hastalık yavaştan kuşlarımızın tüm vücud ekstremitelerine nüfuz sağlamaktadır. Tüylerde cansızlık kuşlarda hiç görülmemiş anormal hareketler iştahsızlık hareketsizlik bu hastalığın diğer sendromlarındandır.

Bir kuş sever olarak bizim bu hastalıkla yüzleşme zamanımız ise ne yazıkkı hastalığın son safhalarıdır. Çünkü o vakte kadar kulaktan dolma birkaç bilgiyle müdahale etmeye çalıştığımız ve önemsemediğimiz bu hastalık en sonunda kuşlarda omurga eğriliği ( halk arasında boyun dönmesi) olarak kendini gün yüzüne çıkarmış olacaktır. Bu aslında güvercinimizin sinir sistemine etki ettiğini bize göstermektedir. Sinir sistemine etki eden bu enfeksiyonöz hastalık artık geri dönüşü mümkün olmayan etkiler gün yüzüne çıkarır. İster bir hayvan isterse de bir insan olsun omurgalı canlıların en büyük sıkıntısı sinir sistemine müdahaleyi imkânsız kılmalarıdır. Tıpta en büyük sıkıntı beyin omurilik sistemine etki eden ilaçların ya yan etkilerinin çok fazla olması ya da bu sistem üzerinde bir işe yaramamasıdır.

Tatbiki de bir hastalık olduğunda etkin bilimsel ilaçların kullanımı şarttır. Fakat özelliklede bu hastalıkta en önemli mücadele yöntemi erken teşhistir. Erken müdahalede bulunulmazsa salmonella hastalığı güvercinimizi ölüme götürmekte ya da en iyi ihtimalle geri dönüşü olmayan hasarlar bırakmaktadır.

National geographic e damgasını vurmuş ünlü ornitolog Doç.Dr Çağan Şekercioğlu’nun dediği gibi kuşların yaşamı bir ağaca benzer. Ağacın gövdesi ne kadar iyiyse dalları da o kadar iyi olur fakat gövdeye kurt yürürse dalları da çürümeye mahkûm olur. Bu düşünceye göre benim kanaatimde eğer bir kuş bu hastalığın birinci evresinden kurtulamamışsa kümesimizin salahiyeti için bu kuşun hemen o kümesten ayrılması ya da kötü bir seçenek olarak itlaf edilmesi gerekir.
Tatbiki emek verdiğimiz çocuğumuz gibi baktığımız bir kuşa bunu yapmak bir kuş sever olarak hepimizi üzebilir. Fakat profesyonel kuş besiciliğinde duygularımızı bir kenara bırakmamız gerektiğinin farkında olmalıyız.  Florokinolon grubu antibiyotik kombinasyonları ve amfenikol türevi olan kloramfenikol tipi antibiyotikler erken müdahalede etkili birer çözüm sunmakla birlikte ilerde kısırlık tüylerde cansızlık ayaklarda güçsüzlük yaptığı aşikârdır. Sinir sistemine nüfuz ettiğinde ise yüzde elli bir başarıyla karşımıza çıkmaktadır.

Eğer kuşlarına değer veren birer güvercin severseniz kümesinizi evinizin titizliğinde idare edin. Onların uçan birer nesne değil de birer canlı olduklarını unutmayın. Beslenme şekillerini bilimsel dayanaklara göre ayarlayın.

Hepiniz Allah a emanet olun saygılar

Yazı ecz fatih can’a aittir.

Erdal Hatay

 

Tem 14

YARIŞ GÜVERCİNLERİ VE HORMONLAR

hormon

YARIŞ GÜVERCİNLERİ VE HORMONLAR( KORTİKOSTEROİDLER)

Hormonlar tıbbi terimde iki tarafı keskin bıçaklardır. Bir tarafı tamir ederken diğer tarafı da yıkıma uğratabilirler. Çok küçük miktarlarda mükemmel şekilde işe yararken yüksek dozlarda geri dönüşü olmayan zararlar ortaya çıkarabilirler.

hormon2

Öncelikle dişi kuşların döl verimini artıran progesteron ve östrojen hormonları, bu sektörde en çok kullanılan hormon türleridir.

Östrojen hormonu düşük miktarlarda kuşumuzun döl verimini artırırken, yüksek miktarda kullanıldığında kuşunuzda kemik erimelerine yol açabilir. Kuşlarımızın tüy zamanı, tüylerin daha gür çıkması için kullanılan progesteron hormonu tüylerin daha kaliteli bir görünüme kavuşmasını sağlarken, döl verimini düşürmekte ve aynı zamanda yumurtaların boş çıkmasına sebep olmaktadır.

Kuşlarımızın daha kaslı, daha iyi görünümlü ve daha uzun süre uçmasını sağlayan rimobolan hormonu ( anabolizan ) ilerki safhalarda kas erimesi, hızlı yaşlanma ve döl verimliliğinde düşüşe sebep olur.

Kortikosteroidler; dekort, onadron, diprospan vs. gibi ilaçlar kuşlarımızın bağışıklık sistemini baskılayarak o anlık salmonella , e-coli , kanat ödemleri ve vücudun farklı noktalarında ur diye tabir ettiğimiz habis ve selim tümörleri baskılamakta , bu sebeple de bizi yanıltmaktadır. Bunu kısaca “yalancı sağlık” diye tabir edebiliriz.

Fakat bu hormonların kullanılması yüzünden hastalıklar erken teşhis edilememekte ve kümeste önüne geçilemeyen kötü sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Hormonlardan kısa sürede ve hızlı bir sonuç almamız yerine, vitamin ve ek gıda kullanarak uzun vadede sağlıklı sonuçlar almamız, daha çok tavsiye edilir.

Yarış sezonunda, adaletten uzak yetiştiriciler kuşun yaşam süresinin kısalmasını dahi göze alarak, kazanma hırsı yüzünden bu gibi yöntemlere başvurmaktadırlar.

Ecz Ornitolog : Fatih Can

Erdal Hatay

Tem 12

GÜVERCİN YUMURTASINDA DÖL KONTROLÜ

 

döl kontrolü

GÜVERCİN YUMURTASINDA DÖL KONTROLÜ

Güvercinler hemen hemen yılın 12 ayında yumurtlayıp üreyebilen canlılardır. Özellikle bahar ayların gelmesiyle birlikte yazın sonlarına kadar üreme performansları üst düzeydedir. Ağustos ayının sonlarına doğru ise tüy mevsimine girdikleri için başka bir değişle karın ağrısı çektiklerinden dolayı üreme performansları düşer.

Güvercinler yuva kızdırdıktan sonra çoğunlukla 2 yumurta yaparlar. İlk yumurtayı yaptıktan yaklaşık 20 ile 30 saat arasında ikinci yumurtayı yaparak 17 günlük bir kuluçka dönemi olur. 16. Günden sonra hava sıcaklığına bağlı olarak yumurtalar 1 er gün ara ile çıkar.  Bunun sebebi güvercinin ilk yumurtayı yaptıktan sonra bu yumurtanın üzerine yatmasından dolayıdır. Bazı usta güvercinler ilk yumurtayı yaptıktan sonra üzerine yatmaz sadece yumurtanın üzerinde ayakta bekler. Yetiştiriciler yumurtaların arka arkaya çıkmasını istemektedirler.Çünkü yavrular arasındaki 1 günlük fark yavrular arasında giderek artan bir boyut başka bir değişle gelişim farklılığı yaratmaktadır. Bundan dolayı kuş ilk yumurtayı yaptıktan sonra bu yumurtayı alarak yerine plastik ya da bozuk yumurta koyarlar. Daha sonra kuş ikinci yumurtayı yapar ve alınan ilk yumurta ikinci yumurtanın yanına konur.

Aşağıdaki video da yaklaşık 5-6 günlük yumurtaların ışıkla kontrolü yapılmaktadır

Tem 10

YARIŞ GÜVERCİNLERİNDE SU ZEHİRLENMESİ (SU İNTOKSİKASYONU)

posta

GÜVERCİNLERDE SU İNTOKSİKASYONU (ZEHİRLENME)

Bir canlı için suyun ne kadar önemli olduğunu bilmek günümüz için sıradan bir bilgi olabilir. Fakat suyun aynı zamanda bir düşman olduğu gerçeğini hepinizin bilmesi gerekir.

Güvercinlerimizin fazla efor sarf ettikleri yarışlar ve antrenmanlardan sonra her canlı gibi suya ihtiyaç duymaları yadsınamaz bir gerçektir. Fakat yarış sonrasında tek kaybedilen su değil mineral ve elektrolitlerdir. Yorucu bir uçuştan sonra kuşlarımız yuvalarına döndüğünde onlara iyilik yaptığımızı düşünerek hemen su vermek büyük bir hatadır. Çünkü efor ve sıcaklıktan kaynaklı fazla su içme dürtüsü kuşumuzun mineral dengesini altüst edecektir.

Bazı yetiştiriciler yarış veya antrenman bittikten yarım saat sonra su verme taraftarıdır. Fakat asıl olan her yarış sonrası elektrolit ve mineral dengesini sağlayacak sıvı ürünler vermektir. Sebebine gelecek olursak, kuşumuzun içtiği fazla su vücuttaki sodyum potasyum dengesini bozmakta buda sinirsel ve kas iskelet sisteminde yıpranmalara neden olmaktadır.

Efor sonrası verilen su kuşlarımızın kalp atışından tutunda nöron iletim bozukluklarına kadar tüm dengeyi alt üst etmektedir. Hemen bir sorun ortaya çıkmasa da, ilerde kanat tutulmaları bacak kasılmaları immune sistem yetmezlikleri ve kuşlarda yön kaybına sebep olmaktadır.

Kuşların vücudundaki fazla su ödem yapacağından; kanatta şişmeler, boyunda sertlik, ayaklarda güçsüzlük oluşturmaktadır.

Peki, bunun için ne yapmalıyız?

Uçumdan 5 dakika sonra, suya elektrolit içerikli bir katkı maddesi ekledikten sonra bir çay kaşığı da tuz ekleyerek kuşlarınıza verin. Sizde göreceksiniz ki kuşlarınız az miktarda su içecekler. Fakat bu sayede kuşlarınızın elektrolit dengesi yerine gelecektir. 15 dakika sonra ise sade su verebilirsiniz.

Bu yöntemi gerçekleştirdiğinizde göreceksiniz ki; bir kaç yarış sonra kuşlarınızdaki ağız açılmaları ve yorgunluk belirtileri giderek azalacak.

Ecz: Fatih can

Erdal Hatay

Tem 01

GÜVERCİNLERDE DIŞ PARAZİTLER

sinek2

GÜVERCİNLERDE DIŞ PARAZİTLER

Çok sevdiğimiz güvercinlerimizin sağlığının olumsuz yönde etkileyen dış parazitlerdir. Güvercin yetiştiricilerinin bir çoğu dış parazitlere karşı yeteri kadar önlem almaz. Dış parazitlerin tedavisi de tartışmalı bir konudur; Yalan ve yanlış anlamalar, vicdansız ilaç satıcıları, ya da yanlış bilgilendirilmiş güvercin severler tarafından tartışmalar körüklenmektedir. Zirai ilaçların dahi dış parazit tedavisi için kullanıldığı bilinmektedir. Tabi ki bu durum çok yanlış bir uygulamadır. Dış parazitler; Bitler, Akarlar(Maytlar) ve Sinekler ve keneler olmak üzere 4 ana başlıkta gruplandırılabilir.  Hemen makalenin başında belirtmek isterim ki 10 günlükten daha küçük yavrusu veya altında yumurtası olan kuşa dış parazit tedavisi uygulamak doğru değildir. Uygulama yaptığınız ürün kuşun vücudunda bir miktar yanma yapacaktır ve kuş bundan dolayı kaşınacak ve ayaklarını yere vuracaktır. Bu durum kuşlarda stres yaratır ve yumurtanın veya yavrunun üzerinden kalkabilir.

bit genel
GÜVERCİN BİTLERİ

Güvercin bitleri güvercinin bütün hayatını yaşar. Bitler, ağız yapılarına göre iki büyük alt takıma ayrılarak incelenirler. Bunların ilki Mallophaga adı verilen “Isırıcı Bitlerdir”. Kuşlarda görülen bit türleri, bu takımın alt bireylerinden meydana gelmektedir. Bu tür bitler, telek, tüy ve derinin yumuşak kısımları ile bazen de kan ve doku sıvıları ile beslenirler. İkinci grup bitler, Anoplura adı verilen  “Emici Bitlerdir”. Bu tür sadece memeli hayvanlarda ve insanda asalak olarak bulunur. Bu tür bitler yalnız kan emerek yaşarlar.

kanat biti

Bir çift bit ayda 100.000’in üzerinde çoğalabilir. Bu organizmaların herhangi bir hastalık taşıdığı bilinmemektedir, ancak güvercinlerin tüylerinin üzerine bıraktıkları yumurtaları, tüylerde hasara yol açabilir, tahrişin yanı sıra aşırı kaşıntıya neden olurlar. Bitler kötü güvercin yetiştiriciliğinin kesin bir işaretidir. Özellikle yarış güvercinleri için bitler tüy ve telenk yapısını bozduğu için çok büyük performans kaybı oluşturur. İyi bir tüy yapısına sahip olmayan Yarış Güvercini kesinlikle başarı gösteremez.

akar

GÜVERCİN AKARLARI:

Kırmızı Akarlar (Dermanyssus gallinae): Çatı çatlaklar ve yarıklarda yaşar, kan emmek için sadece akşamları güvercinlere saldırılar. Bu akarlar gündüz rutin muayene sırasında tespit edilemez. Bu akarları tanımlamak için, yumurtada yatan kuşların altlarına pamuk yerleştirilir. Gece ortaya çıkan bu canlılar hava aydınlanmaya başladığı zaman bu pamukların içine saklanacaklardır. Daha sonra karanlıkta hareket edip sabah pamuk topları içine gizlenen tipik küçük kırmızı akarlar kontrol edilmelidir. Kırmızı akarlar cilt tahrişi, pullanmayı ve anemiye neden olur. Ağır istilası başta yavrular olmak üzere ÖLÜME bile neden olabilir. Birden fazla güvercin üzerinde beslenmeleri nedeniyle de güvercin çiçek (pox) hastalığını taşıyabilirler.

sinek
GÜVERCİN SİNEKLERİ

Halk arasında “At sineği” olarak da adlandırılır. Bu sinekler neredeyse kene gibi güvercinlerin üzerinden ayrılmazlar. Güvercinlerin tüylerinin altında hızla girmek için ayakları üzerinde kancalar vardır. Yuvalıkların etrafına kendi larvalarını bırakmaya sağlayacak ve yavrularda hafif ishale neden olan bir toksin enjekte ederler.

Güvercin sıtmasının (Haemaproteus) başlıca taşıyıcılarıdırlar. Güvercin Sıtmasının güvercinin performansına son derece olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. At sineği tarafından sürekli kan emme de anemiye neden olur dolayısıyla yarış performansını düşürecektir. Ayrıca güvercin bitlerini de taşıyabildikleri bilinmektedir. Pox hastalığını iletimi de mümkündür.

kene

KENELER

Kenelerin vücutları, güvercinlerde bulunan diğer parazit türlerinde olduğu gibi sert bir kitin tabakası ile kaplı değildir. Bu nedenle keneler kan emdikçe şişerler. Genelin aksine kuşlarda görülen bazı kene türleri bütün yaşamlarını konukçuya yapışık olarak geçirirler. Telek yiyerek yaşayan bazı türler buna örnektir. Beslenme tipine göre Parafajen olarak adlandırılan bu türler, üzerinde yaşadıkları canlıya ( konukçularına ) kan emici diğer türlere göre daha az zarar verirler. Bazı kene türleri ise konukçularının solunum sistemlerinde iç parazit olarak bulunurlar. Kene türleri mikrop taşıyıcı ve hastalık bulaştırıcı canlılardır. İnsana humma mikrobunu taşıdıkları gibi uyuz hastalığına da neden olurlar. Tahıl keneleri ise depolanmış tahıllara büyük zararlar verebilirler.

  • Dermanyssus gallinae : Kuş kenesi adı ile de bilinen bu parazit kan emicidir. Uzunluğu 0.7 mm kadardır. Tavuk ve sülün gibi canlıların yanı sıra güvercinler üzerinde de rastlanmaktadır.
  • Argas reflexus : Güvercin kenesi adı ile bilinir. Güvercinlerde en sık görülen kene türüdür. Erkekleri 4, dişileri 6 – 8 mm uzunluğundadır. Vücutları yassı oval şekillidir. Kan emerek yaşar.
  • Argas percisus : Daha çok tavuklarda bulunan bir kene türüdür. Nadiren güvercinlerde de görülür. Kan emerek yaşar. Geceleri aktiftir.

Güvercinlerde görülen kene türlerinin hepsi kan emici türler olup geceleri aktif haldedirler. Gündüzleri ise genellikle güvercinlerin yuvalarında ya da yakın yerlerde gizlenirler. Güvercinlerde kene çok yaygın değildir. Ya da farklı bir söyleyişle bit ve atsineğine oranla daha az görülür. Kene de çoğu asalak gibi hastalık taşıyıcıdır. Bir canlıdan diğerine geçerek yaşadıklarından birçok hastalığı da beraberinde bulaştırabilirler. Güvercinlerde, Pox, Pramyxovirosis, Salmonella, Trichomonas gibi hastalıkların bulaşmasında kene bir etken olabilir. Kene güvercinin kanını emerek onu fena halde rahatsız eder. Üzerinde kene bulunan kuşlar zaman içinde kan kaybı ve oluşan aşırı stres sonucu halsiz ve güçsüz düşebilirler. Bu durum ortaya çıkmak için fırsat kollayan çeşitli hastalıklar için ideal bir ortam yaratır.

 

TEDAVİ

İvermektin, Vilmectin tipi ürünlerin, güvercinlerde dış parazitler için kullanılabilir. Fakat aynı ürünlerin eş zamanlı olarak güvercin iç ve dış parazitleri öldüreceği iddia ediliyor ki bu abartılıdır. Güvercinlerin deri yoluyla konsantrasyonları emilimde bulunduğu kanıtlanmış değildir ve bu nedenle güvercinler diğer iç parazitlere karşı etkinliği hala bilimsel olarak kanıtlanmış değildir.

Tozlar ve spreyler kullanılması güvercinlerin dış parazit tedavilerinde geleneksel yöntem olmuştur. Bu ürünleri kullanırken kümeslere de uygulanması şarttır. Özellikle çatlaklar ve yarıklar olmak üzere tüm satıh ve yuvalıklara da çok dikkatli ve iyi uygulama gerekir. Günlük temizlik ve özellikle yuvalık çevresindeki tüm atıkları kaldırmak önemlidir. Güvercin sinekleri genellikle organik madde birikimi olduğu yerlerde kendi larvalarını oluşturacaktır. Bu tür alanlara da püskürtülür ve temizlenmesi gerekir.

Güvercinler için dış parazit tedavisi uygular iken dikkat edilmesi gereken en önemli konu ürünlerin üzerinde belirtilen ya da veteriner hekim tarafından tavsiye edilen dozajı aşmamak gerekir. Aksi taktirde kuşun derisine ciddi tahribat verebilirsiniz. Bir diğer önemli konu eğer yumurtası olan ya da 10 günlük ten küçük yavrusu olan kuşlara dış parazit tedavisi uygulamak doğru değildir. Dış parazit tedavisinden sonra kuş kaşınmaya başlar ufak ufak ayaklarını yere vurur vücudunda bir yanma durumu söz konusudur. Bundan dolayı yumurtadan kalkabilir aşırı stres yapabilir. Bu konuya özen göstermek gerekmektedir.

 

Alınabilecek bir diğer önlemde kümese yeni katılan güvercinlerin dış parazit kontrolünden geçirilmesidir.

Haz 28

GÜVERCİNLERDE İÇ PARAZİTLER

worm-infestation

GÜVERCİNLERDE İÇ PARAZİTLER

Güvercinlerin ve diğer kanatlıların vücutlarının içinde özelliklede bağırsak ortamında iç parazitler olarak adlandırılan çeşitli canlılar yaşamaktadır. Bu canlıların çoğu gözle görünemeyecek boyutta, mikroskobik canlılardır. Güvercinler bağırsaklarında yaşayan bu parazitler ciddi sağlık sorunlarına neden olurlar Parazitlerin var olduğuna bir kuşta güç kaybı, ağırlık kaybı, stres hali, tüy yolma, huzursuzluk, performans kaybı gözlenir

Verdiğimiz yemlerin, kullanılan ilaç ve vitaminlerin vücut tarafından emilimi yüksek oranda bağırsaklarda gerçekleşmemektedir. Ağırlıklı olarak bağırsaklarda yaşayan bu tür parazit canlılar besin ve vitaminlerin çoğunu tüketeceği için kuşun faydalanacağı miktar azalmaktadır. Bundan dolayı öncelikle kuşların vücudundan bu parazitlerin uzaklaştırılması gerekmektedir.

güvercin iç parazit

 

BAŞLICA GÜVERCİN İÇ PARAZİTLERİ

Bu parazitlerden bazıları tamamen güvercinlerde görülürken bazıları güvercinlerle birlikte başka kuşlarda ve tavuklarda da görünmektedir. Güvercinlerde görülen iç parazitler, ağırlıklı olarak bezli mide,   ( ön mide ) kaslı mide, ( taşlık ) ince bağırsak ve kör bağırsakta bulunmaktadır.

  1. Hairworms: (Kıl Kurtları) Güvercinlerde görülen kıl kurtlarından en yaygın olanı Capillaria Obsignata’dır. Aynı şekilde Capillaria Coudiflata’da sık görülür. Bu kurtlar güvercinin ince bağırsağında yaşarlar, çok küçük ve incedirler. Uzunlukları 25 mm kalınlıkları ise 0,8 mm kadardır. Bu parazitler ince bağırsak duvarının içine gömülerek yaşarlar. Bu nedenle ölü kuşların ince bağırsaklarında yapılacak bir incelemede gözle görünmeleri pek kolay olmaz. Özel yöntemler kullanılarak tespit edilebilirler. Hasta kuşların dışkılarının mikroskop ile incelenmesi sonucu larvaları belirlenebilir ve  kesin olarak saptanabilirler.  Eğer çok sayıda bulunurlarsa bağırsak delinmesine neden olarak ölümcül olabilirler. Güvercinlerimizde ciddi huzursuzluğa neden olurlar. Kuşlarımız süreli tedirgin davranışlar, kaşınma ve tüy yolma gibi hareketler yapabilir.
  1. Roundworms:Ascaridia Colombae adı ile bilinen bir tür sadece güvercinlerde  yaygın olarak gözlenir. Salmonella hastalığına benzer belirtiler verir. Daha çok genç kuşlarda ara sıra görülür.
    Her iki tür de güvercinlerin ince bağırsağında yaşarlar. Güvercinlerde bulunan türleri 2 – 3 cm uzunluğunda ve 1 mm kalınlığındadır. Ölü kuşların ince bağırsaklarında yapılacak bir incelemede gözle görülebilecek boyuttadır. Güç kaybı, ağırlık kaybı, stres hali, tüy yolma, huzursuzluk, performans kaybı gözlenir. Özellikle genç ve yavru kuşlar yuvarlak solucanlardan çok çabuk etkilenir ve bu durum hızlı bir ölüme yol açabilir.
  2. Tapeworms: Şerit adı verilen bu parazitlerin 2 türü güvercinlerde bağırsaklarda bulunur. Anormal zayıflama, yeme karşı isteksizlik, kayıtsızlık, güç kaybı, tüy yolma ve sürekli tüy karıştırma, stres hali, huzursuzluk, ağır vakalarda bağırsak iltihabı ve kanaması ile birlikte ishal gözlenir. Genç kuşları çabuk etkiler, yavrularda ölümcül olabilir.
  3. Flatworms: Yassı solucanlar olarak adlandırılan bu grubun bir üyesi güvercinlerde kör bağırsakta parazit olarak bulunur. 1 – 2 cm boy ve 2 mm eninde bir parazittir. Kuşlarımızda ishal, güçsüzlük. kilo kaybı gibi belirtiler verirler. Yumurtaları güvercinlerimizin dışkılarında mikroskobik inceleme sonucu tespit edilebilirler.
  4. Hook worms: Kursak ve mide birleşim noktasına tutunarak yaşadığından kancalı kurt olarak adlandırılır. Yok edilmesi çok zordur, bu yüzden art arda birkaç uygulama gerekir. Hızlı kilo kaybı, kusma ve ölümcüldür.
  5. Stomarch Wall Worms: Mide duvarı kurtları adı verilen bu grubun 2 türü güvercinlerde kursakta da bulunur. Bulunduğu bölgede ciddi hasara neden olurlar. Belirgin zayıflama ve güç kaybı yaratır. Halsizlik, uyuşukluk ve ağırlık kaybı dikkat çekicidir.

 

Bu tür iç parazitlerin kuşlarımızda olmaması için 3 aylık periyotlarda gerekli ilaçlar kullanarak uygulamalar yapılmalıdır. Bununla birlikte aşağıdaki belirtilen önlemlerde alınmalıdırlar. Özellikle bahçe ortamına salınan güvercinlerde bu tür parazitlerin görülme sıklığı artmaktadır.

GEREKLİ ÖNLEMLER

  1. Salmanın düzenli temizliği ve dezenfektesi ile sağlıklı yaşam koşullarına sahip hale getirilmesi.
  2. Salmanın yeterli büyüklükte olması ve kuş başına düşen alanın uygun olması.
  3. Salma içi havalandırmanın uygun olması. Birikmiş kuş dışkılarından yayılan amonyak gazının kuşlarımız tarafından solunması çeşitli solunum yolu hastalıklarına ve iç parazitlerin yeniden vücuda alınmasına neden olabilmektedir.
  4. Kuşların yerde yemlenmemesi, içine kuş dışkısı bulaşmayacak şekilde özel yemlik ve sulukların kullanılması.
  5. Yemlik ve sulukların başka kuşların ve canlıların kullanımına açık olmaması.
  6. Salmanın sinek, böcek ve diğer haşere ve canlıların içine giremeyeceği şekilde tel kafesle yalıtılmış olması.
  7. Düzenli dış parazit kontrollerinin ve ilaçlamasının yapılması.
  8. Kuşlarımıza verdiğimiz yemlerin taze ve temiz olmasına özen gösterilmesi, mümkünse güvenilirliği test edilmiş yem dükkânlarından sürekli alış veriş yapılması.
  9. Yemlerimizin içerlerine başka canlıların giremeyeceği şekilde ağzı kapalı kaplarda saklanması.

 

KULLANILABİLECEK İLAÇLAR

 

 

mintiverm-nilverm

 

Yukarıdaki iki ilacın kullanımı için dikkat edilmesi gereken en önemli unsur uygulama anında kuşların mutlaka aç olmasıdır. Uygulama sonrasında da kuşlar 5 saat süre ile aç olarak bırakılmalıdır. Ardından temiz su ile birlikte kuşlar doyurulabilir. Uygulama için şöyle bir yol izlenebilir. Geceden kuşların önünden yem ve su çekilerek sabah sadece hazırlanmış olan ilaçlı su kümes ya da salmalara bırakılır bu su 2 saat kadar kuşların önünde kalır. Uygun olan dozaj 2 litre suya bir çay kaşığıdır.  Ardından kuşlara temiz su verilir fakat yem verilmez. 5 saatlik süre sonunda yem verilebilir. Aynı uygulama 15 gün sonra yeniden tekrarlanmalıdır. Bu tekrarlanmanın sebebi bağırsaklardan uzaklaştırılan parazitlerin bıraktıkları yumurtalardan çıkmasıdır. Bu dönemde küçük boyutlu yavruların olması her hangi bir sorun teşkil etmez. Yıl içerisinde bu uygulama 6 ayda bir tekrarlanabilir.

 

Mehmet Hoca

28.06.2016

Haz 25

GÜVERCİNLERDE TÜY DÖKÜMÜ

2016-06-23 11-30-42

GÜVERCİNLERDE TÜY DÖKÜMÜ

Tüy dökümü dönemi güvercinin yaşam kalitesini belirleyen en önemli etkenlerden biridir. İnsanlarda ki saç dökülmesine benzer bir olay kuşlarda tüy dökülmesi şeklinde vardır ki tüy yenileme güvercinin ömrü boyunca sürekli olarak devam eder. Hemen hemen her gün nasıl ki insanların saçları dökülüp yerine yenileri geliyor ise kuşlarda da durum aynıdır. Fakat güvercinlerde ayrıca Ağustos ayının sonralarında başlayan ve Kasım ayı sonuna kadar devam eden yoğun tüy değiştirme dönemi vardır. Bu dönemde güvercinler baştan aşağıya yeninden giyinirler.

kanat2

İyi bir tüy döküm sezonu ilerideki başarılı bir yarış sezonu için ve üretim dönemi için gereklidir. Düzgün bir tüy dökümü ve mükemmel yeni tüyler güvercinlerin iyi bakımının, sağlıklarının işaretleridir. Kuşlar çok kısa bir süre içinde tüylerinin tümünü yenilemek zorundadır. Tüy dökümünün normal düzeni, öncelikle boyun tüyleri, sağrı ve arka kanat, gövde, sonra nihayet kuyruk. Güvercinlerin bu dönemi başarılı bir şekilde geçirmeleri için 4 önemli nokta vardır; bunlar:

  1. Dinlenme: Tüy dökümü sezonunu sorunsuz tamamlamak için güvercinlerin performans, yavru yetiştirmeleri gibi faaliyetlerine ağustos ayı itibariyle son verilip, kasım ayı sonuna dek ara verilmesi tüy kalitelerini olumlu etkiler.
  2. Sağlık: İyi bir tüy dönemi geçiren güvercinler sağlıklı, sağlıklı güvercinler de iyi bir tüy dönemi geçirebilir. Yeni tüy büyümesini olumsuz etkileyecek ilaçlar vardır. Tüy dökümü sırasında kullanılacak ilaçların güvercinlerin tüy dökümüne zarar verip-vermeyeceğini öğrenmek gerekir; gerekirse tüy dökümü sezonunun sonuna kadar beklemek gerekir. Özellikle bazı iç parazit preparatları tüy dökme üzerinde kötü bir etkiye sahip olabilir.
  3. Beslenme: Güvercin tüylerin yenilenmesi için tüm hammaddeyi yediği gıdalardan alır, dolayısıyla tüy dökme sırasında büyük miktarda protein içeren baklagilleri biraz daha yüksek içerik (yüzde otuz) ile kullanmalıyız. Proteinler yeni tüyler oluşturulması için en önemli hammaddedir. Yağlı tohumlar da tüy dökme sırasında yararlıdır.
  4. Banyolar: Güvercinler tüy sezonu yılın herhangi bir zamandan daha fazla yıkanmak isterler. Yeni çıkan kalın tüy kökleri, dökülen pullar kuşları rahatsız eder; kaşıntılı hissettirir; güvercinler sürekli tüylere çeki düzen vermeye çabalar; banyo onların bu rahatsızlıklarından arınmaları, kendilerine çeki düzen vermelerine olanak sunar. Güvercinler en az haftada bir kez banyo olmalıdır. Banyodan yararlanan kuşlar kendilerini belli ederler. Banyo sularına her zaman olduğu gibi bu dönemde de sirke konulması yarar sağlar.

 banyo

Yukarıda belirtilen 4 önemli maddeye dikkat edilirse başarılı bir tüy dönemi geçirilebilir. Ayrıca tüy döneminde güvercinlere güvercinler için üretilen multivitamin desteği de sağlanmalıdır. Bir diğer önemli konu ise şudur: Tüy dökümü döneminde salmalarda ve kümeslerde her zamankinden daha fazla toz ve her zamankinden daha fazla tüy oluşmaktadır. Bu toz ve tüyler hem güvercinler için hem de yetiştiriciler için özellikle solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkarmaktadır. Bundan dolayı salmaların ve kümeslerin en az haftada bir defa temizlenmesi gerekmektedir. Kümesler ve salmalar önce dezenfektan ürünleri ile nemlendirilir ardından gerekli süpürme işlemi yapılır. Daha sonra pürmüz ile küçük tüyler ve kalan tozlar yakılarak yok edilir son olarak ise tulumba vasıtasıyla gerekli dezenfekte işlemi tekrarlanır.

pürmüz

 

Eski yazılar «